Poliklinik Hizmetleri
26 Kasım 2019

İLK MUAYENE

Kişiler genellikle beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan dişlerinde ki acil sorunlara yönelik ilk yardımın nasıl yapılacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmayabilirler. Oysa yapılacak çok basit uygulamalarla daha sonradan çözümlenmesi çok zor tabloların ortaya çıkması önlenebilmektedir.

Merkezimize başvuran hastalarımızın tüm kliniklerimizde ilk muayeneleri yapılırken genel sağlık durumları ile diş hekimliği uygulamaları için risk oluşturabilecek sistemik rahatsızlıkları sorgulanır. 
Radyolojik tetkikleri gerekiyorsa radyoloji bölümüne yönlendirilir. 
Kalp damar hastalıkları ile ilgili, gerekiyorsa konsültasyon işlemi ile biyokimya, mikrobiyoloji, hemotoloji gibi yardımcı laboratuar muayeneleri için Devlet Hastanesi ilgili birimlerine sevk edilir. 
Klinik bulgular, röntgen ve laboratuar sonuçları ile birleştirilir ve hastanın tedavi planlaması düzenlenir. Daha sonra randevu verilerek tedavi düzenlemeleri yapılır. 

"Diş hekiminizi kronik hastalıklarınız ve sürekli kullandığınız ilaçlar konusunda bilgilendiriniz.”

  Sistemik hastalıklar mutlaka muayene anında sorgulanmalıdır. Mesela;  Diyabet, kalp-damar hastalıkları, tansiyon, hormonal rahatsızlıkların hepsi ve bu hastalıklar ile ilgili kullanılan ilaçlar diş hekimliğinde tedavi planlamalarını değiştirebilir. Örnek olarak; diyabet, kalp ve damar sertliğinde kullanılan ilaçlar kanama-pıhtılaşma zamanını etkilediği için cerrahi uygulamalarda tedbir alınması ve çok dikkatli olunmasını gerektirir. 
Bulaşıcı hastalıkların tümünde, ağız ve diş sağlığı ile ilgili tedavi planlamaları hastanın rahatsızlığı göz önüne alınarak düzenlenmelidir. Damak, dudak, dil, yanak ve diş etlerinde dikkat çeken lezyon ve bulguların doğru değerlendirilmeleri gerekmektedir.

CERRAHİ İŞLEMLER


Günümüz diş hekimliğinde artık öncelikle dişi tedavi etmek ağızda tutmak hedeflenmekle birlikte bazı durumlarda hasta sağlığını koruma veya tedavi planlaması nedenleri ile diş çekimi yapılmaktadır.  

  •  Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıdaların, eklentilerin diş fırçası, diş ipi ve ağız gargaraları ile temizlenip uzaklaştırılması gerekir.
  • KESİNLİKLE, ağrıyan diş üzerine aspirin, alkol yada diğer ağrı kesiciler uygulanmamalıdır. Bu maddeler kimyasal yapıları nedeni ile diş eti ve çevre dokularda tahrişlere neden olabilmektedir.
  • İltihap nedeni ile yüzde şişlik varsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.

  Dişler Neden Çekilir :  

  • İleri derecede çürük , madde kaybı  ve tedavi ile kurtarılamayacak dişler.
  • Çarpma nedeni ile tedavisi yapılamayacak şekilde kırılan dişler.
  • Kanal tedavisine rağmen kurtarılamayan apseli dişler.
  • Tedavide gecikilmiş ileri derecede diş eti iltihabı nedeni ile sallanan dişler.
  • Zamanında düşmeyen süt dişleri
  • Aşırı pozisyon değişikliği nedeni ile(dönme-yatma v.s gibi) sorun haline gelen dişler.
  • Kist ve Tümör içerisindeki dişler.
  • Tam sürmemiş (gömülü) ve sorun yaratan dişler.
  • Yer darlığı nedeni ile ortodontik tedaviye (ağız içi çapraşıklığın ve oklizyonun düzeltilmesine) yardımcı olmak amacı ile sorunlu ve sorunsuz olarak dişler çekilebilir.

 
Çekim öncesi yapılması gereken şeyler nelerdir? :

  • Bir hastalığınız ya da alerjiniz varsa ve bu sebeple sürekli kullandığınız ilaçlarınız varsa kesinlikle bunları hekiminize söylemelisiniz.
  • Hekiminiz çekim öncesi bir ilaç kullanmanızı(örneğin antibiyotik) önerdiyse, mutlaka saatlerine uyarak düzenli bir şekilde kullanmalısınız.
  • Çekimden önce aspirin v.s gibi pıhtılaşmayı geciktiren ilaçlar alınmamalı. Eğer sürekli kullandığınız kan sulandırıcı ilaç varsa hekiminize danışarak belirli bir süre evvelinden ilaç kullanımına ara vermelisiniz.
  • Diş hekiminize gelmeden önce mümkünse dişler fırçalanmalı ağız bir antiseptik suyla çalkalanmalıdır. Böylece ağızdaki bakterilerin azalması ve enfeksiyon riskini düşürmesi iyi olur. 

 

 

KONSERVATİF DİŞ TEDAVİSİ (DOLGU)

                Dolgu nasıl yapılır : Dolgu maddelerinin çoğu sadece dişe tutunur, yapışmaz. Bu nedenle diş hekimleri dolgu yaparken, dolguyu tutturmak için bazı önlemler alırlar. Bu önlemler çoğunlukla çürük bölge temizlendikten sonra özel tutucu oyuklar (kavite) hazırlanması ile sağlanır. Dolgu yaparken ana kural iyi bir kavite (dolgunun  yerleştirileceği oyuk) hazırlanıp yapılacak dolgunun dişin çürümeden önceki anatomik şeklindeki doğal biçimini tekrar kazandırmaya çalışmaktır. 

Dolgu maddeleri ve seçimi: Dolgu maddeleri, doku dostu ve insan için zararsız maddelerdir ve kullanılacak ağız içi bölgesine göre seçilir. 
Dolgu maddelerini seçerken diş hekimleri; arka dişlerde, çiğneme basıncına dayanabilmesini, ön dişlerde ise mümkün olduğunca fark edilmemesini ve diş özüne zarar vermemesini göz önüne alırlar.  


Kullanılan dolgu maddeleri hakkında bilgiler : 

a- Amalgam  Dolgular (Gümüş Dolgu):

Çok dayanıklı, arka dişlerde çok yaygın olarak kullanılan ve ekonomikte olan bir dolgu maddesidir. Fakat görünümü estetik değildir. İçerisinde, gümüş-kalay-bakır ve çinko’dan oluşan tozun cıva ile karıştırılması ile hazırlanır. Dişe uygulandıktan sonra birkaç saatte sertleşir. Aşınma direnci yüksektir. Özellikle azı dişleri için günümüzde kullanılan en iyi ve başarılı dolgu maddesidir. 

b- Kompozit Dolgu (Beyaz Dolgu) : 

Estetik dolgu maddeleridir. Çeşitleri çoktur. Diş rengine uygun olarak renk seçilebilir. Özel bir ışık ile sertleştirilen bu dolguların Amalgam Dolgudan üstünlüğü estetik oluşudur. Dişlerin konumu ve çürüğün durumuna göre doğru uygulandığında başarılı sonuçlar verir. 

Kompozit Dolguların avantajları :

  • En büyük avantajı estetik olmasıdır.
  • Dolgunun yapımını takiben hemen cilalanabilir.
  • Sadece çürüklerin restore edilmesi değil, dişlerin rengini ve biçimini değiştirerek kozmetik işlemler içinde kullanılabilir.

  Kompozit Dolguların Dezavantajları :

  • Kompozit dolgular katman-katman uygulanır ve özel bir ışık ile sertleştirilir. Bu nedenle uzun sürer ve daha zordur.
  • Fiyatı amalgamdan daha pahalıdır.
  • Son yıllarda çiğneme basıncı ve aşınmalara karşı oldukça dayanıklı hale getirildiyse de amalgam dolgu kadar dayanıklı değildir.
  • Uzun zaman sonra renk değişimi görülebilir.

TEDAVİ (Dolgu) YAPTIRDIYSANIZ;

    Yaptırdığınız dolgu Amalgam Dolgu (Gümüş renkli) ise 2saat boyunca bir şey yiyip içmeyiniz. Dolgu yapılan tarafı bir gün boyunca kullanmayınız. Dolgularınıza zarar verebilecek çok sert gıdalardan sakınınız.
    • Estetik (beyaz) dolguların yapımından sonra beklemeksizin her şeyi yiyip içebilirsiniz.
    • Çok derin çürüklerin tedavisi bazen tek seansta yapılamayabilir. Böyle durumlarda hekiminizin belirttiği süreye kadar geçici dolgunuzu kullanırken düşmemesine özen gösteriniz. Dolgudan sonra bir süre ağrınız, sıcak soğuk hassasiyetiniz olabilir.

    PERİODONTOLOJİ (DİŞ ETİ HASTALIKLARI) TEDAVİSİ

    •       Sağlıklı diş eti açık pembe renktedir. Diş eti cebi dışında (normalde 1 -1,5mm) kemik dokuya sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak, pütürlü bir görünümdedir. Dişler muntazam olarak ve doğru bir şekilde temizlenmediği zaman üzerinde ve aralarında biriken yiyecek artıkları bakteri üretirler. Bakteri plağı dediğimiz bu püremsi birikintiler dişin yüzeyi ile birlikte, diş ile diş etinin birleşme yerinde diş eti cebi dediğimiz bölgelerde birikerek zamanla tükürüğümüzde bulunan ve kalsiyum ve çeşitli minerallerle birlikte diş taşlarını oluştururlar. İşte diş çürüğü ve diş eti rahatsızlıklarının ana sebebi budur.  
      Bakteri plağının içerisinde üreyen mikroorganizmalar, bilhassa şekerli gıdaları parçalayarak asit üretirler. Bu asit küçük bir bölgede başlayıp, giderek büyüyen bir şekilde dişi çürütür. 
      Aynı şekilde tartarlaşan (diş taşı) bu plaklar diş eti cebi bölgesinde diş etinin gerilmesine sebep olarak, bu bölgedeki kılcal kan damarlarına gelen kanın kirli kan olarak dönüşünü engeller. Dolayısı ile o bölgeye yeni temiz kan ulaşamayınca o bölgedeki diş eti beslenemez, hastalanır, çekilir. Dişeti çekildiğinde altındaki kemik 
      destek dokuda rezorbsiyona (erime)uğrayarak diş desteksiz kalarak sallanmaya başlar.

         
      Diş Eti Hastalıklarının Belirtileri 
      Diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi diş eti kanamasıdır. Sağlıklı diş eti kanamaz.

      • Diş etlerinde şişmeler ve kızarmalar olur. Yani diş etlerinde renk ve şekil değişmeleri olur.
      • Diş etleri çekilebilir ve açığa çıkan kök yüzeylerinde hassasiyet oluşur.
      • Diş eti kenarlarında veya dişler arasında diş taşlarına bağlı olarak oluşan siyah alanların oluşması.
      • Diş etlerinden iltihap gelmesi,
      • Dişlerde sallanmalar, uzamalar ve dişler arasında açılmalar olur. Ağızda sürekli bir kötü koku ve kötü tat olur.

       
      Bakteri plağı dışında diş eti rahatsızlıklarının sebepleri :  
       
      Genetik faktörler: Diş eti hastalıklarının yapılan araştırmalara göre %50 oranında genetik bir yatkınlığa bağlı olduğu belirtilmektedir. 
      Sigara: Diğer birçok hastalık gibi diş eti hastalıklarına da sebep olur. 
      İlaç kullanımı: Doğum kontrol hapları, antidepresanlar ve kalp ilaçları ağız sağlığını etkiler. 
      Hormonal değişiklikler: Hamilelik, puberte, menapoz v.s gibi hormonal değişikliklerin yoğun olduğu dönemlerde ağız hijyenine ayrıca bir özen gösterilmesi gereklidir.

      Stres. 
      Diş sıkmak veya gıcırdatmak: bu durum periodontal doku yıkımına sebep olur. Bazen bunu önlemek için hastalara gece plağı yapılır. 
      Kötü beslenme: Vücudun bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve buna bağlı olarak da diş eti enfeksiyonları da dahil olmak üzere enfeksiyonlarla mücadelenin zorlaşmasına neden olur. 
      Diyabet (şeker) hastalığı: Diyabet (şeker) hastaları periodontal (diş eti) hastalıkları açısından yüksek risk grubuna girerler. Ağız hijyenine çok dikkat etmeleri ve zaman zaman diş hekimine kontrole gitmeleri gerekir.

      Kötü yapılmış kron-köprü ve dolgular: Diş etine basan ve taşkın olarak yapılmış dolgu, kron ve köprüler diş etlerinde geçici ve kalıcı problem oluştururlar.

      KANAL TEDAVİSİ

                      Kanal tedavisi,pulpanın (sinir, kan ve lenf damarlarını içeren dişin içindeki yumuşak doku) hasar gördüğü durumlarda uygulanan bir tedavi şeklidir. 
      Öncelikle şu bilinmelidir. Doğal dişin yerini hiçbir yapay diş tutmaz. Bu nedenle kendi doğal dişlerimizi sonuna kadar bir şekilde tedavi ettirerek korumalıyız. Ancak hiçbir tedavi çözümü kalmamış ise diş çekilir. 
      Dişin canlı kısmı pulpa, kendini tamir edemeyecek derecede zarar gördüğünde ölür. Genellikle buna, kırılan dişlerdeki veya derin çürüklerdeki bakteriler sebep olur. 
      Böyle bir durumda eskiden genel olarak diş çekilirdi. Günümüzde ise kanal tedavisi uygulanarak kurtarılabiliniyorsa kanal dolgusu yapılıyor. 
      Kanal dolgusu yapılmazsa canlılığını kaybeden dişteki enfeksiyon kök ucundaki dokulara ulaşarak çene kemiği de iltihaplanarak aşınır. Meydan gelen bu boşlukta apse oluşur. Bu tabloya ağrı ve şişlikte eşlik eder ve diş kısa zamanda çekime gider.

      Kanal tedavisi yapım aşamaları:

      • Kanal tedavisi yapılacak dişte ağrı olmaması için dişe anestezi yapılır.
      • Sonra dişin kron kısmından itibaren çürük kısımlar temizlenir. Dişin özü pulpaya ulaşınca bu hastalıklı, yumuşak dokuda çıkarılır, tüm kanal içerisindeki sinir ve doku artıkları temizlenir.
      • Kök ucuna kadar bazı ilaçlar uygulanarak kanala şekil verilir. İhtiyaç varsa bazı ilaçlar uygulanarak iyileşme hızlandırılır.
      • Dişin ve çürüğün durumuna göre tek seansta kanal tedavisi yapılıp dolgu tamamlanabilir. İltihaplı durumlarda ise birkaç veya daha fazla seansta tedavi gerekebilir. Bu durumda seanslar arasında diş iyileşinceye kadar geçici dolgu maddeleri ile dişin üzeri kapatılır. İltihabın üremesinin durduğu ve kök ucundan iltihap gelmesi sona erdikten sonra kanal içerisi özel bir dolgu maddesi ile kök ucuna kadar doldurulur.
      • Kanal dolgusu yapılan diş eğer yeniden enfekte olmaz ise yeniden çürümesini önleyici tedbirler alınırsa ve çok iyi bir ağız bakım ve hijyeni sağlanırsa çok uzun süre hatta ömür boyu bu dolgu kullanılabilir.

      KANAL TEDAVİSİ YAPTIRDIYSANIZ

      • Kanal tedavisi, dişin çekiminden önce kurtarılmasına yönelik deneme tedavisi olarak düşünülmelidir. Tedaviye başlanılsa bile diş, çekime gidebilir.
      • Kanal tedavisi ayrıntılı ve uzun süren bir işlemdir.
      • Tedavi genellikle tek seansta bitmez. Dişin verdiği cevaba göre seans sayısı değişir.
      • İlk kanal tedavisi girişiminden sonra 2 saat yemek yemeyiniz. Geçici dolgunuzun düşmemesi, ağzınızda kalması son derece önemlidir.

      Kanal tedavi sonrasında enfeksiyonun geçmemesi gibi durumlarda diş çekime gidebilir.